Obsesyon yani takıntı, zihinde istem dışı bir şekilde oluşan ve mantıksız olduğu kabul edilse dahi engellenemeyen bir dürtü anlamına gelir. Bu dürtü değişen şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin; şüphe takıntısı Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) rahatsızlığında en sık görülen obsesyon türlerinden birisidir. Bu durum hem psikolojide hem de genellikle halk arasında kendinden emin olamama hastalığı şeklinde bilinir.
Kendinden Emin Olamama Hastalığı Nedir?
Kendinden emin olamama hastalığı, bireyin aldığı kararları ve gerçekleştirdiği eylemleri ile ilgili kendine güvenememesi ve bir belirsizlik yaşamasıdır.
Şüphe ve emin olamama takıntısı şeklinde adlandırılan bu durum, psikolojik olarak bireyin verdiği her kararda “Acaba kararım doğru mu?” şüphesi duyması şeklinde de açıklanabilir.
Bu takıntının her seferinde kendini yinelemesi, aşırı yüksek bir hata yapma kaygısı yaşatırken; bunun sonucunda da birey kolay kolay karar veremeyen biri haline gelir.
Kendinden Emin Olamama Hastalığı Kaynağı Nedir?
Hastalık temelde iki değişen nokta olarak; psikolojik ya da nörobiyolojik temeller ile açıklanabilmektedir.
Psikolojik Temeller
Şüphe ve emin olamama bilişsel bir karmaşadan kaynaklanabilir. Dünyaya bakış açısının siyah-beyaz olması, düşüncelerin bu yönde oluşması, her şeyin felaketleştirme senaryosu ile görülmesi ve aşırı genelleme yapılması bireyin şahsi algısını ve karar verme döngüsünü bozabilir.
Nörobiyolojik Temeller
Kaynağın nörobiyolojik olarak açıklanması durumunda da OKB gibi rahatsızlıklarda beyin içerisinde farklı bölgelerde fonksiyon problemleri bulunabilir. Nörotransmitter dengesi ile ilişkili durumlar da aşırı şüphe ve kontrolcülük ile birlikte ele alınabilir.
Kendinden Emin Olamama Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Şüphe takıntısı probleminde bariz bir şekilde görülebilen belirtiler aşağıdaki listede ifade edildiği şekildedir.
- Verilen her karar sonrasında sürekli doğru veya yanlış sorgulaması yapmak ve daha iyi bir seçenek olup olmadığını tekrar düşünmek
- Yanlış bir karar almaktan dolayı aşırı endişe duymak ve mükemmeliyetçilik eğilimi göstermek
- Herhangi bir basit kararı alırken dahi aşırı zorlanmak ve kendinden emin olamamak
- Alınan bir karar sonrasında defalarca kontrol etmek, çevreden onay istemek ve başkalarına danışmak
- Oluşan anksiyete kaynaklı stres ve endişe
- Günlük hayatta karar almadaki zorlanmanın getirdiği gecikmeler, sosyalliğin veya mesleki verimin düşmesi
Kendinden Emin Olamama Hastalığı Neden Olur?
Kendinden emin olamama problemi bireysel özellikler, geçmiş tecrübeler, çevre etkisi, aile etkisi veya psikolojik rahatsızlıklar nedeni ile oluşabilen bir problemdir.
Yoğun şüphe çoğu zaman OKB gibi rahatsızlıklar ve anksiyete bozukluklarında görülen bir durumdur. Ancak insanlar yaşamları boyunca belirli dönemlerde, örneğin ailenin veya çevrenin aşırı koruyucu ya da baskılı olduğu durumlarda karar vermekten çekinebilir.
Bazı kişiler mükemmeliyetçi bir yapıya sahip oldukları ve aşırı kontrol eğilimleri bulunduğu için bu tip obsesyonlarla birlikte özgüven düşüklüğü ve kendinden emin olamama sorunu yaşayabilir.
Ayrıca geçmişte alınmış hatalı bir karar, bugünün kararlarında da bireyin kendine güvenini düşürebilir.
Şüphe Takıntısı Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?
Bireyin şahsi noktada emin olamama problemi, günlük hayatta kararları geciktirdiği gibi sosyal ilişkileri zor bir hale getirirken, özgüvenin de düşmesine neden olabilir.
Birey günlük hayatta örnek olarak öğlen yemeği için gidilecek bir restoran kararını veya akşam sinemada izlenecek bir filmin kararını verme görevine getirildiğinde bu durum yoğun bir stres yaşatabilir.
Uzun bir düşünme sekansı ile karşılaşılırken, bu gecikme bireyin sosyal ilişkilerden kaçınmasına, evlilik veya aile ilişkilerinde de sıkıntı yaşamasına neden olabilir.
İş dünyası açısından düşünüldüğünde kendinden emin olamama problemi özgüven eksikliği doğururken, mesleki anlamda başarı ve verimlilik üzerinde olumsuz etki oluşturabilir.
Kendinden Emin Olamama Hastalığı Tedavisi Nasıl Olur?
Şüphe takıntısı probleminin ele alınmasında kaynak metinde en fazla kullanılan yöntem olarak psikolog desteği ile psikoterapi gerçekleştirilmesi ve bireyin belirli süreçler ile psikolojik eğitim alması ifade edilmektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Süreci
Geçmiş yerine şimdiye odaklanan ve düşünce-duygu-davranış arasındaki bağlantı ile kısa süreli bir süreç oluşturan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) , bireye herhangi bir sorun noktasında farkındalık kazandırarak çeşitli çalışmalarla değişimi desteklemeyi hedefler.
Bu psikoterapi sürecinde psikolog, şüphe takıntısı yaşayan danışan için gerçekçi olmayan ve olumsuz fikirlerin farkındalığını artırarak bu fikirleri değiştirmeyi hedefleyebilir.
Bu sayede bilişsel yapılandırma üzerinde çalışılırken bireyin daha kolay ve kendinden emin bir karar verme becerisi geliştirmesi amaçlanabilir.
ERP Tekniği
Bu teknik psikolojide Maruz Kalma ve Tepki Önleme Tekniği olarak ifade edilirken, kaynak metinde özellikle OKB ile ilişkili süreçlerde kullanılan yaklaşımlardan biri olarak ele alınmaktadır.
BDT ile ilişkili bir yöntem olarak bireyin en fazla obsesyon yaşadığı şüphe ve aşırı kontrol gereksinimini tetikleyecek durumlarla kontrollü şekilde çalışılması hedeflenir.
Psikolojik Eğitim Desteği
Süreçte bireyin kararsızlık, mükemmeliyetçilik ve şüphe gibi kavramlar arasındaki farklılıkları daha net görebilmesi ve karar verirken daha işlevsel davranış biçimleri geliştirebilmesi amaçlanır.
Kendinden Emin Olamama Hastalığı Tedavi Edilebilir Mi?
Kaynak metinde psikolog destekli terapiler, maruz kalma ve tepki önleme çalışmaları ile psikoeğitimin birlikte ele alınabileceği ifade edilmektedir.
Bu süreçlerin sonunda bireyin özgüvenini destekleyen ve karar vermeyi kolaylaştıran bir düşünce yapısı geliştirmesi hedeflenebilir.
Şüphe ve emin olamama probleminde önemli noktalardan biri, bireyin yaşadığı durumun günlük hayatını ne ölçüde etkilediğini fark etmesi ve gerektiğinde profesyonel psikolojik destek değerlendirmesidir.
Kendinden emin olamama, yoğun şüphe, kararsızlık ve benzeri konularda profesyonel destek süreci hakkında bilgi almak için Adana psikolog sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Emin olamama obsesyonu nedir?
Emin olamama obsesyonu yani şüphe takıntısı kişinin gerçekleştirdiği eylemler ya da aldığı kararlar noktasında sürekli endişeye sahip olması ve hata yapmaktan korkarak aşırı kontrolcü davranması durumudur.
Kendinden emin olamama hastalığı nasıl gelişir?
Genellikle çocukluk çağından itibaren oluşabilen bu problemde hayatın herhangi bir döneminde çevre baskısı, yanlış bir karar sonrası yaşanan travmalar veya mükemmeliyetçiliğin artması gibi durumlar problemin ortaya çıkmasında etkili olabilir.
Kendinden emin olamama hastalığı kalıcı mıdır?
Kaynak metne göre problem üzerine gidilmediğinde zaman içerisinde günlük hayatı daha fazla etkileyebilir; ancak psikoterapi ve psikolog desteği ile ele alınabilecek bir durumdur.